Antalya Havalimanı'ndan Phaselis transfer
Phaselis'te tek durakta iki iş birden yapılıyor. Antik liman kenti Kemer sahilinde çamların arasında kurulu; üç koyu var — kuzey, kent ve güney limanı — ve ikisinin arasında hamamların, agoranın ve Roma kapısının önünden geçen taş döşeli ana cadde uzanıyor. Kıyıdaki su berrak ve sığ, insanlar doğrudan eski liman kıyısından denize giriyor; arkada Tahtalı Dağı yükseliyor. Otopark ana yolda değil alanın içinde, yani havlu ve yedek kıyafet hiçbir zaman uzağa taşınmıyor.
Kemer hattından yol 15-25 dakika: En yakını Tekirova ve Çamyuva, Kemer'in kendisi yaklaşık 20 dakika, Göynük ile Beldibi 25-30 dakika. Antalya ve Lara bir saat kadar uzakta. Belek ya da Kadriye'den Antalya üzerinden tek yön bir buçuk saat; bu artık sabah değil tam gün demek. Side'den ise tek yön iki saate yakın, yani bir deniz molası için araçta üç dört saat: Ancak kalıntılar asıl sebepse anlamlı. Alanya'dan hiç uğraşmayın. Tur otobüsü size sabit bir saat bırakır; kendi aracınızla kalıntıları erken gezer, günün sıcak saatlerini suda geçirir, beşte çıkarsınız.
Havalimanından otele giderken burası gerçekten işleyen birkaç sapmadan biri: 75 km, yaklaşık 65 dakika ve giriş, bütün Kemer otellerinin yolundan sadece birkaç kilometre içeride; araç da bavullarınızla birlikte alanın içinde park ediyor. Kemer yolundan ayrılıp ormanın içinden girişe inmek birkaç dakika sürüyor. Tek koşul, mayoların valizin üst kısmında olması. Belek, Side ya da Alanya'daki bir otel için yön tamamen ters.
Phaselis gezisi
Hangi koyda karar kılacağınız bütün günün biçimini belirliyor. Ortadaki, eski limandaki koy hem herkesin toplandığı yer hem de yüzmenin en tuhaf olduğu yer: Birkaç metre açıkta dipte işlenmiş bloklar duruyor, yani kumun değil duvar taşının üstünde süzülüyorsunuz. Güneydeki geniş koy; kenarı, topuğun altında yuvarlanan ve sabahın sonuna doğru çıplak ayağı yakan iri çakıl. Kuzeydeki sessiz koy: Yürünecek en uzak ve genellikle en boş nokta. Üçü birkaç dakika arayla duruyor, aralarında ise düz kum, çam iğnesi ve aşınmış döşemeye basıyorsunuz.
İki saat alanı doğru dürüst görmeye yeter: Limanlar arasındaki cadde, ucundaki kapı, yanındaki hamam duvarları ve yamaca oturtulmuş küçük tiyatro; üstüne bir duvara oturup arkadaki dağa bakacak zaman da kalır. Yanınızda havlu varsa bu dört beş saate çıkıyor ve nasıl geçtiğini kimse fark etmiyor. İki ziyaret farklı hava da istiyor: Taşlar günün ilk saatlerinde en iyi, su ise öğleden çok sonra en ılık ve en durgun oluyor; seçmek yerine ikisini birlikte yapmanın gerekçesi de bu.
Bu da burayı, aynı varış noktasının iki farklı rezervasyon olduğu tek yer yapıyor. İki saatlik hâli, bekleyen bir araç; havlulu hâli ise bırakma ve ayrı bir alma, ve bunun baştan böyle kurulması gerekir, beş saatlik beklemeyle sonradan öyle olması değil. Dönüş saatine bir pay bırakın, çünkü yüzmenin doğal bir bitiş noktası yok. Günün kalanı çoğunlukla görülecek başka bir yere değil yemeğe gidiyor; bu yüzden aracın sizi sonrasında Kemer yoluna mı, doğrudan otele mi götüreceğine de aynı anda karar verin.
- Durak kısaysa caddeyi kapıdan limana kadar yürüyün, kuzey koyunu listeden çıkarın: birkaç yüz metre ötedeki aynı su.
- Liman koyunda taş bloklarının üstünde yüzüyorsunuz; ileriye değil aşağıya da bakın, deniz gözlüğü burada kumsaldan çok işe yarıyor.
- Çocuklar genelde orta koyda kalıyor, çünkü yuvarlanan çakılda ilerlemek yerine düz taştan suya giriliyor.
- Alanın uzak ucunu sona bırakın: Koylar arası yürüyüş kolay, ama günün ortasında iki kez yapılınca yoran şey o oluyor.



