İçeriğe geç
Seyahat rehberleri

Side Eski Şehirde Otele Ulaşım: Araç Tam Olarak Nerede Durabilir?

Side'nin eski şehri, araç trafiğine kapatılmış küçük bir yarımadanın üzerindedir; yani rezervasyonunuzdaki adres, araç yolculuğunun bittiği yer değildir. Aracın gerçekte nerede durabileceğini, oradan ne kadar yürüneceğini ve yola çıkmadan neyi netleştirmeniz gerektiğini anlatalım.

Yayınlandı

Bu sayfada
  1. Otel Adresiniz, Aracın Durduğu Yer Değildir
  2. Yarımadanın Şekli: Giriş, Liman Ucu ve İki Plaj Yolu
  3. Araç Gerçekte Nerede Durabilir?
  4. Kendi Aracınızla Geliyorsanız: Otopark ve Son Yüz Metre
  5. Yanınızda Uzun Yürüyemeyen Biri Varsa
  6. Uçağa Binmeden Şoföre Ne Söylemelisiniz
  7. Yarımada mı, Plaj Yolu mu? Ulaşımı Hesaba Katarak Seçmek
  8. Sıkça sorulan sorular
  9. İlgili transferler

Otel Adresiniz, Aracın Durduğu Yer Değildir

Side'nin eski şehri, bir kasabanın mahallesi değil, Akdeniz'e doğru uzanan küçük bir yarımadadır; modern tatil yerleşimi, Greko-Romen bir antik kentin içine ve üstüne kurulmuştur. Antik tiyatronun ve anıtsal kapının önünden geçen giriş yolu doğal taşla yeniden döşenip genel araç trafiğine kapatılmış, girişte otoparkın yanında bir kontrol noktası oluşturulmuştur. Bunun günlük hayattaki karşılığı basittir ve rezervasyon sitelerinde neredeyse hiç yazmaz: eski şehir adresli bir otele, pansiyona ya da apart daireye, aracın durmasına izin verilen en yakın noktadan yürüyerek ulaşılır. Bunu kimse size önceden söylemez. Rezervasyon belgenizde bir sokak adı yazar, harita uygulamanız yarımadanın ortasına bir iğne bırakır, şoför ise size bir bariyer gösterir.

Aradaki mesafe çoğu zaman uzun değildir; ama valizi resepsiyon önüne kadar çekmekle ağustos sıcağında taş zeminde taşımak arasındaki fark tam da burada başlar. Bu coğrafyayı rezervasyondan sonra değil, önce öğrenmekte fayda var. Uygulamanın ayrıntıları, izinli plakalar ve istisnalar yerel kararlarla belirlenir ve zaman içinde birkaç kez değişmiştir; dolayısıyla internette okuduğunuz her kuralı, bu yazıyı da dahil ederek, teyit edilmesi gereken bir bilgi sayın. En güvenilir yöntem, yola çıkmadan otelinize tek bir net soru yazmaktır: araç kapınıza kadar gelebiliyor mu, gelemiyorsa tam olarak nerede duruyor ve oradan kaç metre yürünüyor?

Yarımadanın Şekli: Giriş, Liman Ucu ve İki Plaj Yolu

Yarımadayı, karaya bakan tarafı geniş, ucu daralan bir parmak gibi düşünün. Karaya bakan tabanda, yani ana yoldan gelen bağlantının ulaştığı yerde antik tiyatro, müze, anıtsal kapı, otogar ve büyük otopark bulunur. Girişi burasıdır ve araçla gelen her şey burada toplanır. Oradan eski ana cadde, yarımadanın sırtı boyunca uca doğru uzanır; ucunda liman, Apollon ve Athena tapınakları ile gün batımı manzaralı restoranlar vardır. Yarımada, baştan uca rahatça yürünecek kadar küçük, bir otomobilin dolaşamayacağı kadar da dolambaçlıdır. Bu ana caddeden her yöne sokaklar ayrılır. Bir kısmı küçük bir servis aracının sığabileceği genişlikte, bir kısmı iki kişinin bavulla zor geçeceği kadar dar, birkaçı basamaklı ya da taş döşelidir; tek yönlü ara sokakların düzeni de çoğu navigasyon uygulamasını yanıltır.

Side'yi akşamları bu kadar güzel yapan şey tam olarak budur ve şoförün, rezervasyonunuzdaki iğneyi alıp kapının önünde duramamasının sebebi de yine budur. Bir de iki plaj yolu var ki kafa karışıklığının büyük bölümü buradan çıkar. Batı plajı yolu yarımadadan Kumköy ve Çolaklı yönüne, doğu plajı yolu ise Sorgun ve Titreyengöl yönüne uzanır. İkisi de normal trafiğe açıktır; bu yollardaki otellerin otoparkı, giriş yolu ve aracın yanaşabildiği bir resepsiyon kapısı vardır. Hepsinin adında 'Side' geçtiği için, misafirler sık sık kendilerini eski şehirde sanarak plaj yolundaki bir tesise ya da araç kapıya gelir sanarak yarımadadaki küçük bir otele rezervasyon yaptırır.

Araç Gerçekte Nerede Durabilir?

Eski şehre gelenlerin büyük çoğunluğu için cevap, yarımadanın tabanındaki giriş bölgesidir: otoparkın, otogarın ve kontrol noktasının bulunduğu, tiyatro ile müzenin göründüğü açıklık. Bölgeyi bilen her şoför burayı tarif etmeye gerek kalmadan bulur; taksiler yolcuyu burada indirip burada alır ve oteliniz size yazılı olarak başka bir nokta bildirmediği sürece transferinizin de burada biteceğini varsaymalısınız. Bunu önceden netleştirmek bir mesajlık iştir ve aracın çıkamayacağı bir sokağa girmesi klasiğini ortadan kaldırır. Yarımadanın diğer ucunda, limanın üstündeki yokuşun başında ikinci bir doğal durma noktası daha vardır; uca yakın konaklıyorsanız işinizi görür.

Belirli bir günde aracın burayı kullanıp kullanamayacağı, bölgenin o sezon nasıl düzenlendiğine bağlıdır; dolayısıyla bunu garanti saymak yerine sormak gerekir. Oteliniz batı ya da doğu plajı yolundaysa bunların hiçbiri sizi ilgilendirmez: araç resepsiyona kadar gider, eski şehre ise yürüyerek veya kısa bir taksi yolculuğuyla gelirsiniz. Giriş bölgesiyle eski şehir arasında belediyenin işlettiği, görür görmez tanıyacağınız küçük bir tren tipi servis çalışır. Gün ortasında gerçekten işe yarar. Ancak çalışma saatleri, güzergâhı ve ücreti hizmete girdiğinden bu yana değişmiştir ve yerel kararlarla belirlenir; bu yüzden bir gezi yazısındaki rakama güvenmek yerine kontrol noktasından veya otelinizden sorun. Gece üçte inen bir uçuşun planını bu servise dayandırmayın.

Kendi Aracınızla Geliyorsanız: Otopark ve Son Yüz Metre

Kendi arabanızla ya da kiralık araçla geliyorsanız mantık aynıdır: yarımadanın girişindeki otopark alanına bırakır, geri kalanını yürürsünüz. Yaz aylarında, özellikle hafta sonlarında ve resmî tatillerde bu alan akşamüstü dolar; bu yüzden gün batımı için gelen çoğu ziyaretçi ya çok erken gelir ya da aracını plaj yolundaki bir yerde bırakıp yürür. Yarımadada konaklıyorsanız, otelinize aracın nereye bırakılacağını ve otel misafirleri için tanımlı bir düzen olup olmadığını önceden sorun; küçük otellerin çoğu bu soruya hazırdır. Yürünen mesafe genelde kısadır, insanı zorlayan zemindir. Giriş yolunun ve sokakların büyük bölümü taş döşelidir; derzler, eşikler ve bordürler, ucuz kabin valizlerinin küçük sert tekerleklerini bitirir.

Büyük tekerlekli bir valiz kabul edilebilir şekilde yuvarlanır, omuza atılan bir çanta daha da rahattır; otuz derecenin üzerindeki sıcakta tek kulpundan çekilen ağır bir valiz ise Side'ye varışı berbat eden bir numaralı sebeptir. Son üç yüz metreyi düşünerek bavul hazırlayın, gerisi kendiliğinden yoluna girer. Dönüş gününün de aynı şekilde, üstelik saat işlerken tersten yaşandığını unutmayın. Aracı kapınıza değil, bir durma noktasına çağırıyorsunuz; dolayısıyla aklınızdaki saate yürüyüşü ve bavulları da ekleyin. Buluşma noktasını bir akşam önceden hem otelle hem şoförle netleştirmek, sabah erken uçuşun stresini neredeyse tamamen ortadan kaldırır.

Yanınızda Uzun Yürüyemeyen Biri Varsa

Bu konu, indikten sonra değil, oda rezervasyonundan önce çözülmesi gereken bir konudur. Yanınızdaki kişi baston kullanıyorsa, çabuk yoruluyorsa, kalp veya diz rahatsızlığı varsa ya da sıcakta engebeli zeminde yürümekte zorlanıyorsa, fotoğrafları ne kadar güzel olursa olsun yarımadanın içlerindeki bir otel yanlış tercih olabilir. Araçla birkaç dakika mesafedeki batı ya da doğu plajı yolundaki bir otel, aynı denizi, aynı gün batımını ve istediğiniz zaman aynı eski şehri, kapıya yanaşan bir araçla birlikte verir. Yine de eski şehirde kalmak istiyorsanız otele üç net soruyu yazılı sorun ve cevapları saklayın. Birincisi: gelen misafirler için aracın durmasına izin verilen nokta tam olarak neresi ve otel girişine kaç metre?

İkincisi: o noktadan otele yardım ayarlayabiliyor musunuz, bu nasıl işliyor? Üçüncüsü: kapınıza çıkan sokak basamaklı mı, eğimli mi, taş döşeli mi? Bariyer çevresinde küçük akülü araçların çalıştığını aktaran ziyaretçiler var; ancak bu, sezona ve saate göre değişir, o yüzden kesin bilgi gibi değil, otelinize teyit ettirilecek bir konu gibi ele alın. Aynı sorular bebek arabasıyla, çok sayıda bebek malzemesiyle ya da düz kaldırımda gayet iyi yürüyen ama taş sokakta zorlanan yaşlı bir yakınıyla seyahat edenler için de geçerlidir. Bunların hiçbiri eski şehri kötü bir konaklama yeri yapmaz; sadece kaparo ödenmeden önce beş dakikalık bir düşünmeyi ve iki e-postayı hak eder.

Uçağa Binmeden Şoföre Ne Söylemelisiniz

Sadece otelin adını göndermeyin. Otelin adını, bulunduğu sokağı, en yakın tanınmış noktayı ve hepsinden önemlisi otelin şoförlere verdiği kendi tarifini iletin. Eski şehirdeki küçük işletmeler bu soruya alışkındır ve genellikle misafirlerin karşılandığı noktayı adıyla söyleyen hazır bir cümleleri vardır. Sizi getirecek kişiye iletilen o cümle, her harita iğnesinden değerlidir; çünkü iğne aracın giremeyeceği bir yeri, cümle ise girebileceği bir yeri gösterir. Antalya Havalimanı'ndan önceden ayarlanan özel transfer basit işler: şoför geliş salonunda isim tabelasıyla bekler, uçuş takip edildiği için rötar aracınızı kaybettirmez ve fiyat araç başına, rezervasyon sırasında sabitlenir.

Ücret araç için önceden anlaşıldığından, yolculuğun kapı yerine bariyerde bitmesi ödeyeceğiniz tutarı değiştirmez. Antalya Havalimanı ile Side arası 65 km'dir ve normal koşullarda yaklaşık bir saat sürer; geç saatteki bir uçuşu ve sondaki kısa yürüyüşü birlikte planlamakta fayda vardır. Geri kalan her ihtiyaç, varsayılacak değil, rezervasyon sırasında sorulacak bir konudur: çocuk koltuğu, ailenin yanı sıra bavullarını da alacak büyüklükte araç, ödemenin nasıl yapıldığı, şoförün siz oteli bulana kadar bekleyip bekleyemeyeceği. Bunları rezervasyon mesajında sorun; gece yarısı geliş salonunda dikilmeden önce cevabı yazılı elinizde olsun.

Yarımada mı, Plaj Yolu mu? Ulaşımı Hesaba Katarak Seçmek

Değiş tokuş gerçektir ve hiç de ince bir ayrıntı değildir. Yarımadada kalmak, sokağınızın ucunda antik sütunlar, yanında yemek yiyeceğiniz bir liman, trafik gürültüsünün olmaması ve gece on birde çıkıp gerçekten atmosferli bir yerde dolaşabilmek demektir. Karşılığında aracın kapıda olması konforundan vazgeçer, geliş ve dönüş günlerinde biraz emek harcarsınız. Plaj yolunda kalmak ise büyük bir tesis, otopark, asansör ve kolay bir taksi yolculuğu demektir; bedeli, eski şehirde yaşamak yerine eski şehri ziyaret etmektir. Makul bir orta yol da var: yarımadanın giriş tarafındaki oteller ve plaj yollarının ilk bölümü.

Buradan antik kente yürüyüş gerçekten kısadır, varış kolaydır ve gün batımı için Apollon Tapınağı'nda olmayı ayrıca planlamanız gerekmez. Side'ye ilk kez geliyorsanız ve kararsızsanız, genellikle en güvenli rezervasyon budur. Hem antik kentin kapısında uyanır hem de aracınızı yürüme mesafesinde bırakabilirsiniz. Hangisini seçerseniz seçin, son üç yüz metreyi yola çıkmadan çözün. Side'ye 65 km ve yaklaşık bir saat mesafedeki Antalya Havalimanı'na ya da Gazipaşa'ya iniyorsanız, bizden sabit fiyatlı özel transfer ayırtıp otelinizin size verdiği durma noktasını iletebilirsiniz; böylece araç, bir aracın gidebileceği en son noktaya kadar sizi götürür.

Sıkça sorulan sorular

Taksi ya da transfer aracı Side eski şehre girebiliyor mu?

Genel olarak hayır. Antik kentin içinden geçen giriş yolu yeniden düzenlenip genel araç trafiğine kapatıldı ve girişe bir kontrol noktası kuruldu. Bölge sakinleri ve esnaf için izin düzeni vardır; gelen misafirler ise normalde giriş bölgesinde iner ve kalan yolu yürür.

Şoför beni tam olarak nerede bırakacak?

Genellikle yarımadanın tabanındaki açıklıkta, tiyatro ve müzeye yakın otopark ile otogar bölgesinde. Oteliniz farklı bir buluşma noktası veriyorsa bunu şoföre önceden iletin ve rezervasyon sırasında netleştirin ki o gün tartışma çıkmasın.

İnme noktasından eski şehirdeki otele yürüyüş ne kadar sürer?

Tamamen nerede kaldığınıza bağlıdır. Girişe yakın bir otel birkaç dakika mesafededir; limana doğru olan bir otel ise bavulla, taş zeminde hatırı sayılır bir yürüyüştür. Rezervasyondan önce otelinize, girişinin araçların durduğu noktaya kaç metre olduğunu sorun.

Otoparktan eski şehre servis var mı?

Giriş bölgesi ile eski şehir arasında belediyeye ait küçük bir tren tipi servis çalışıyordu. Çalışıp çalışmadığı, saatleri, güzergâhı ve ücreti yerel kararlarla belirlenir ve zaman içinde değişmiştir; bu yüzden özellikle gece varışlarında yayımlanmış bir rakama güvenmek yerine kontrol noktasından veya otelinizden teyit edin.

Otelim eski şehirde değil, Side plajında. Bunlar beni ilgilendiriyor mu?

Hayır. Kumköy yönündeki batı plajı yolu ile Sorgun yönündeki doğu plajı yolu normal trafiğe açıktır ve araç resepsiyona kadar gelir. Antalya Havalimanı'ndan Kumköy 62 km ve yaklaşık 55 dakika, Side'nin kendisi 65 km ve yaklaşık bir saat, Sorgun ise 70 km ve yaklaşık 65 dakika sürer.

Yanımızda uzun yürüyemeyen biri var, otele ne sormalıyız?

Misafirler için araçların durmasına izin verilen noktanın neresi olduğunu, bunun otel girişine kaç metre uzaklıkta bulunduğunu, oradan yardım ayarlanıp ayarlanamayacağını ve sokağın basamaklı mı yoksa taş döşeli mi olduğunu sorun. Cevaplar belirsizse, otoparkı olan bir plaj yolu oteli daha güvenli tercihtir.

Antalya Havalimanı'ndan Side'ye yolculuk ne kadar sürer?

Side, Antalya Havalimanı'na 65 km mesafededir ve normal koşullarda yaklaşık bir saatlik yolculuktur. Buna durma noktasından eski şehirdeki otelinize yürüyüşü ve sahil yolunun yoğun olduğu yaz öğleden sonralarında ek süreyi ekleyin.

24 saat hizmet

Transferiniz için yardım mı lazım?

Side ve Antalya'da havalimanı transferi, özel yolculuk, rezervasyon desteği ve tüm seyahat soruları için bize ulaşın.

Genellikle 1 dakikadan kısa sürede yanıt
WhatsApp'tan rezervasyon

info@sidetaxi.com.tr