Antalya Havalimanı'ndan Kaputaş Plajı transfer
Kaputaş, Kalkan ile Kaş arasındaki sahil yolunda bir kanyonun ağzında, iki yanı kayalıklarla kapanan açık renkli iri kumdan bir üçgendir. Koy küçük, bir ucundan öbürüne birkaç düzine adım; insanların geldiği asıl şey ise suyun rengi: kanyondan inen soğuk tatlı su denize karışır, dip de kıyıdan kısa bir mesafe sonra hızla derinleşir. Burada köy yok; yalnızca plaj, kanyon ve üstündeki köprü var. Bu yüzden Kaputaş günün kendisi değil, günün duraklarından biridir.
Kalkan yedi kilometre, on beş dakika; Kaş yirmi kilometrelik korniş, yarım saat. Bu iki kasabadan biri için sabah programıdır ve buraya gelenlerin neredeyse tamamı zaten o ikisinde konaklar. Antalya ve Lara tek yön üç saate yakın, Kemer iki saati biraz geçiyor; bu da ancak Kalkan ile Kaş aynı güne eklenirse anlamlı olur. Belek, Side ve Alanya'dan tek yön üç saat çeyrekten dört buçuk saate kadar: koy, yoldan küçük kalır. Tur otobüsü yukarıda size sabit yarım saat verir; özel araç cep dolmadan gelmenizi ve boşalırken kalmanızı sağlar.
Havalimanından gelmenin gerçekten işlediği tek durum budur. Uçaktan inip Kalkan'a geçiyorsanız koy tam yol üzerindedir, terminalden 219 km ve yaklaşık 175 dakika uzaktadır ve köprüde on dakika hiçbir şeye mal olmaz. Bagajlar araçtayken denize girmek ise ayrı mesele: merdiven ve geri tırmanış, bunu yerleştikten sonraya bırakmayı akıllıca kılıyor. Araç yukarıdaki cepte beklerken on dakika bakıp yola devam etmek çoğu yolcuya daha mantıklı gelir.
Kaputaş Plajı gezisi
Ziyaret yukarıda, köprüde başlıyor; herkes bir şeye karar vermeden önce durup aşağı bakıyor. Sonrası kayaya oyulmuş, kendi üzerine dönen tek bir uzun beton merdiven; başka giriş ya da çıkış yok. İnmek birkaç dakika sürüyor, çıkmak inişin düşündürdüğünden çok daha fazlasını götürüyor ve öğleden sonra o tırmanış herkesin hafife aldığı kısım oluyor. Bir buçuk saat dolu dolu bir ziyaret. Üç saat ise üstünde hiçbir örtü, arkasında gidilecek hiçbir yer olmayan bir koyda geçirilecek uzun bir süre.
Plaj iri taneli açık renkli kum: içinde yürümek yorucu olacak kadar gevşek ve iki yanı kayalık, birkaç onlarca adım genişliğinde bir kama içine sıkışmış. Dip kısa bir mesafede dik iniyor, vadinin ağzına yakın kısımda da su, kanyondan gelen sebebiyle açık denizden belirgin biçimde soğuk oluyor. Gölge ancak günün sonunda kayalıklar güneşi kestiğinde beliriyor; o vakte kadar duvarlar sıcağı kırmak yerine tutuyor. Kimin geleceğine merdiven karar veriyor: tekerlekli ne varsa ve uzun bir merdiveni kaldıramayan herkes yukarıda kalıyor.
Araç sorusunun cevabı burada alışılmadık. Yukarıda bırakılacak bir yer, yürünecek bir hedef yok; o yüzden sürücü kalıyor — yukarıda yol kenarında, köprünün ötesinde yer olan noktada — ve ziyaret siz geri tırmandığınızda bitiyor. Ayrı bir alış ayarlamak, birinin merdiven sizi ne kadar tutarsa o kadar bir virajda beklemesi demek. Kalkan ile Kaş aynı yolun iki ucunda duruyor; koy da birinde geçen bir sabahla öbüründe geç bir öğle yemeği arasına tam oturuyor, en iyi kullanımı da bu.
- Köprüden bakmakla plaja inmek iki ayrı karar ve aralarında duran şey merdiven.
- Vadi tarafındaki su koyun geri kalanından soğuk; bunu önceden bilmek sürprizi hoş kılıyor.
- Kum iri ve gevşek; birkaç saat yerleşecek olan ince bir havludan daha sağlam bir şey istiyor.
- Koy yalnızca birkaç onlarca adım genişliğinde, yani erken gelmek ışıkla değil hiç yer bulabilmekle ilgili.



